Feb 18

Bu aralar bloglarda bir “en” listesi oluşturma gayretidir gidiyor… Ters Ninja’nın yaratıcısı Ege Görgün bu işi çok iyi yapıyor, sunduğu listeleri zevkle okuyorum. Bizde hem okur hem de hazırlayan açısından hoş bir çaba olduğunu düşünerek, Öteki Sinema’dan beklenecek bir hareketle, hemen hepsi Seks Furyasında varolan ve bu alt tür biter bitmez izini kaybettirip kadın oyunculardan bir “Top” liste yapalım dedik. İşte Yeşilçam’ın Lanetlileri Top 10 listemiz…
10- Emel Aydan: Emel Aydan seks furyası döneminin en bilinen ve belkide en uçarı isimlerinden biridir. Yeşilçam’ın ilk transeksüel yıldızlarından biridir. 1951 yılında doğan Emey Aydan yurtdışında ameliyat olduktan sonra bir süre Türkiye’ye dönmemiş, İtalya’da gece kulüplerinde striptizci olarak çalışmıştır. Bu dönemde Rita Santiago adını kullanan Emel Aydan’ın erkeklik ismi Erdoğan Kaşif’tir. Ye Beni Mahmut, Horoz Gibi Maşallah, Vur Vur Kaç Kaç oynadığı filmlerden bazılarıdır. (Tolga Demirtaş)
9- Melek Görgün : 1967 yılında siyah-beyaz filmler döneminde Felaket Sözcüsü adlı filmle sinemaya başlayan Görgün, 1970′li yılların ortalarından itibaren erotik filmler akımında da yer aldı. O’nun Hikayesi adlı filmle popüler oldu. 1978 yılında sinemayı bırakan sanatçı 100 civarında filmde rol almıştır. (Wikipedi) En bilinen filmi Acı Prinç’dir. Filmleri dışında özel hayatı ve cesur açıklamalarıyla magazinde de yer bulmuş, dönemin zengin bekarları için gözde sevgili olmuştur. İlginç, erkeksi hatları olan bir yüzü, avrupai bir fiziği vardır. Oyunculuğu da üst seviyededir ama yönetmen sevgilisi olmadığı için “bazıları” kadar ünlü olup şu an saygı görmekten uzaktır. Yazının devamı… »
Jan 05

Daha önce “Öteki Yeşilçam” bölümü için yaptığım kritiklerden biri olan “Lanetli Kadınlar” filminde 1986 yapımı “Manyak” adlı filmi aradığımı belirtmiştim. İşte bu çağrı Öteki Sinema dostları tarafından karşılıksız bırakılmadı ve film Selahattin adında Yeşilçam meraklısı bir takipcimiz tarafından büyük bir emekle tarafıma ulaştırıldı. Selahattin bey filmi bulmak bir yana, epey yıpranmış bir betamax video kasedinden Öteki Sinema için dijital ortama aktardı ve indirmemiz için bize gerekli linkleri verdi. Kendisine çıkarsız paylaşımı için çok teşekkür ediyoruz. Darısı internette Türk filmleri ile ilgili ciddi arşive sahip olup da paylaşmak konusunda pek hevesli olmayanların başına…
1986 mamülü 16mm Manyak’ı renkleri tamamen uçmuş, Betamax’ın tüm zaaflarını taşıyan bu kopyasından izlerken öncelikle belirtmeliyim ki aradığım film aslında bu değilmiş! Benim aradığım ve isminin yine “Manyak” ya da “sapık” olduğunu düşündüğüm film yüzü yaralı bir adamın bir aileyi ve özellikle çocuklarını terörize etmesini konu alıyordu ve sanırım zamanında videoda epey tuttuğu için bir devamı bile çekilmişti… Yine de yanlış bir film olsa da tesadüfen 80′lerin en kafası karışık ve şaşırtıcı filmlerinden biriyle karşılaşmış oldum diyebilirim. Öteki Sinema, Selahattin beyin üstün katkılarıyla iftiharla takdim eder; Manyak! Yazının devamı… »
Oct 20
Vedat Özdemiroğlu, Uykusuz’da ki köşesinde böyle bahsediyordu Zerrin Egeliler’den; Öteki Sultan…
Gerçekten de öyledir… Zerrin Egeliler, tartışmasız olarak Türk Sinemasının Öteki Sultanıdır çünkü tüm referansları ile “Sultan” olarak bilinen Türkan Şoray‘ın karanlık, kirli ve şehvetli bir aynadaki aksi gibidir.
Onu Arzu Okay dahil tüm diğer erotik oyunculardan ayıran temel nokta tıpkı Türkan Şoray gibi müthiş bir ifadeye sahip gözleridir. Hipnotize edici bakışları, sevişme sahnelerinde bile ilgiyi gözlerine kaydırır. Gözleriyle hiç konuşmadan oynayabilecek kadar jest yapabilen bir oyuncu olarak sadece “Erotik furyanın” ilgisini çekmiş olması Türk sineması adına gerçek bir kayıptır. Ben hep kendisinin 80′lerde başka bir oyunculuk kariyerine başlayabileceğini ve epey başarılı olabileceğini düşünürüm fakat o iyice dejenere olmuş bir ortamı 12 Eylül’ün bahanesiyle hepten terketmiş ve söylenene göre Köşk gazinosu’nun sahibi, Fahri Balcı ile evlenip Bursa’ya yerleşmiştir.
Zerrin Egeliler o günden bu yana hep karanlıkta kalmayı tercih eden, toplumumuzun sahtekar muhafazakarlığının şimşeklerini üzerine çekmek istemeyen bir oyuncu ve onun bu kararına kendi yaşadığı ülkenin gerçeklerinin farkında olarak hak verebiliyorum. 1975-1980 arasını kapsayan “Erotik Türk Sineması” oyuncularının bu suskunluğu filmlerinden parçaların hala çeşitli internet sitelerinde mastürbasyon objesi olarak sunuluyor olmasından kaynaklıdır elbette… Yazının devamı… »
Oct 20
Lanetli Kadınlar, Kadir Akgün’ün senaryosunu yazıp yönettiği, başrollerinde ise Nur İncegül, Ayla Tuncer, Ayşin Soylu, Silver Türk, Hülya Konuk gibi isimlerin oynadığı, kadrosu tamamen bayan oyunculardan kurulu, 16mm çekilmiş bir gerilim filmi… Yapı olarak Giallo’ya yakın durduğunu fakat bir yandan 80′lerin Amerikan meme ve kıç (Ass and tits) filmlerine özendiğini söyleyebiliriz.
Film; Banker Nako olarak tanınan Banker Nahit’in (Adamın soyadı yok!) eski eşine ve 5 sevgilisine ayrı ayrı yolladığı, “bu haftasonu Ada da buluşalım sana bir sürprizim var” temalı mektup ve mektuba icabet eden hepsi birbirinden endamlı! 7 kadının bir köşkte, bir katilin tuzağına düşmelerini ve doğal olarak teker teker ölmelerini konu ediyor. Yapı itibariyle bir “House on Haunted Hill” kopyası olan film herhangi bir fantastik öge taşımıyor. Muhtemelen asıl filmi taklit edip devşiren bir Giallo’dan ödünç alınmış! bir senaryoya sahip…
Filmin yapım tarihini internette ya da yazılı bir ortamda aradığımda ise çelişkili bilgilere ulaştım. Aslında filmle ilgili pek bir şey bulamadım desem daha doğru olur… Sadece Pete Tombs’un, Kabalcı’dan çıkan, “Fantastik Sinema” kitabının “Türkiye” bölümünde; “1987′de 96 yerli yapıma karşılık 320 yabancı film ithal edilmişti ve bu iyi bir yıldı. Video için yapılan filmler arttıkça yeni teknoloji kendini hissettirmeye başlıyordu. Ne yazık ki Terörist ve AİDS gibi ‘hızlı’ yapımların kanıtladığı üzere istismara açık bir konudan her zaman iyi bir istismar filmi çıkmıyordu. Bunlardan daha kötüsüyse, bir grup geçkince hatunun iç çamaşırlanyla ortada salınırken teker teker avlanıp öldürüldüğü ‘erotik korku’ Lanetli Kadınlar’dı (1983)*” diye anılıyor film… Yeşilçam filmlerinin paylaşıldığı bir forumda da yapım yılı 1990 olarak verilmiş ama bu kadar geç tarihli bir yapım olduğunu düşünmüyorum. Yerli bir film indeksleme sitesinde ise nedense filmin Türk-Yunan ortak yapımı olduğundan bahsediliyor fakat jeneriğinde gördüğüm kadarıyla, yapım ya da oyuncu kadrosunda sadece yerli isimler var. Benim izlediğim, kasetten kasede aktarılmaktan bitap düşmüş VHS’si filmin bulunabilen tek kopyası ve Yunanca altyazılara sahip. Sanırım film, video furyası sırasında tüm dünyayı istila eden kötü filmlerin hızlı dolaşımının bir sonucu olarak Yunanistan’da da video piyasasında kendine yer bulmuş. Yunanistan’la bu filmin tek bağlantısı budur zannımca… Yazının devamı… »