Apr 16
Türk seks filmlerinin yıldız oyuncuları aşağı yukarı bellidir. 70′lerin bu lanetli sinemasının “pornocu” olarak hatırlanan ve aslında çok azı öyle olan başta gelen oyuncuları; Arzu Okay, Zerrin Egeliler, Melek Görgün, Feri Cansel, Mine Mutlu, Elif Pektaş, Necla Fide, Figen Han, Dilber Ay, Zafir Seba, Zerrin Doğan, Alev Altın, Meltem Doğan, Meltem Işık gibi isimlerdir.
12 Eylül sabahı uzunca sürecek sıkı bir yönetime merhaba diyen Türk sineması ve halkı için bu isimler bir gecede emekli edilivermiş ve çoğu bir daha sinema yapma şansına kavuşamamışlardır. 80′ler Türk sinemasına hem nicelik hem de nitelik açısından çok şey katabilmiş yıllar değildir. 70′lerin “erotikçi” tayfası Yeşilçam’dan dönmemek üzere kovulduğunda yapımcı, yönetmen ekibi suya sabuna değmemek adına oldukça abuk “şehirli insan ve bunalımları” konusuna kilitlenip kalmıştı. Gerçekten acınası bir dönem olduğunu düşünüyorum çünkü; siyasal taşlama yapamadığınız gibi seks filmi de çekemiyordunuz ve karşınızda 70′ler boyunca entellektüel kibirlerini kusamamış bazı yönetmenler dikiliyordu. Bu dönemde Atıf Yılmaz gibi yetenekli yönetmenler, Ahh Belinda, Arkadaşım Şeytan, Şahmaran gibi sosyal ve fantastik filmler çekerek ilginç işlere imza attılar ama dönem seyircisinin nabzını tutmaktan uzak filmlerdi ve ancak yıllar sonra kıymetlenen yapımlar olarak hatırlandılar. Atıf Yılmaz ve bu alanda verdiği örnekleri merak edenler konuyu enine boyuna incelediğim şu yazımdan faydalanabilirler: Sosyal içerikli fantastik filmler Yazının devamı… »
Dec 06
->
Çok önemli Tiyatrocumuz, Eski sosyal mesaj kaygılı skeç yapımcısı yeni Absürd komedi yarışması jurisi Levent Kırca’nın Ali Poyrazoğlu ile artçıları günümüze kadar uzanan bir kavgası oldu. Açıkcası ikisine de yakışmayan ama Kırca tarafından popülarite uğruna sürekli altına ateş atılan bir kazandı bu, ve son döneminde iyice çirkefleşmeye, belden alta vurmaya başlamıştı. Ali Poyrazoğlu’nun pek çok sevimsiz yanı vardır. Cinsel tercihleriyle ilgili bir sürü uydurma ya da doğru dedikodu da da her yerde onu takip eder. Doğrudur, eğridir bizi ilgilendirmez ama asla bu şekilde rencide edilmeyi haketmeyecek kadar değerli bir Tiyatro ve sanat adamıdır. Şu an popüler manada tiyatro yapan ve tiyatroyu yaşatan pek çok genç oyuncuda da emeği vardır. Neymiş, Ali Poyrazoğlu zamanında porno filmlerde oynamışta oynadığı bir filmin afişini (kayıkcının Küreği) Bilboardlara asıp onu rezil edecekmiş, sırf bu iş için 6.000 YTL para harcamış vs. vs.
Zaten porno da oynayan biri ne kadar asil olabilirki!
Sevgili Levent Kırca yıllarca süren, sakız olup uzayan “Olacak O Kadar” zamanında ajitasyon yapmayı çok iyi öğrenmiş. Fakat ortaya attığı iddiaların aslı astarı yok! “Porno” diye nitelendirdiği aslında yabancı örnekleri yanında oldukca masum sayılacak sahneler içeren Türk Erotik komedilerinin hatırı sayılır bir izleyicisi ve emekcisi vardır ve hepsi başı dik gezmeyi hakedecek kadar düzgün insanlardır. Kırca’ya acilen Giovanni Scognamillo ve Metin Demirhan’a ait “Erotik Türk Sİneması” adlı kitabı alıp okumasını tavsiye ederim. “Kayıkcının Küreği” filmi asla bir porno değildir. Bu 1976 yapimi cetin inanc filmi; Ali Poyrazoğlu, Ceyda Karahan ve Emel Aydan’ın rol aldigi şahane bir erotik komedidir. Kaldı ki o dönemde pek çok değerli Tiyatrocu ve sinemacı çoğunlukla ekonomik sebeplerle bu filmlerde rol aldılar. İyi ki de yaptılar çünkü sektörü ve ekmek yiyen binlerce insanı bu filmler ayakta tuttu. Ali Poyrazoğlu’na bu filmle hakaret ettiğinizde o kadar çok kişiyi de eziyorsunuz ki! : Rahmetli Hadi Çaman, Kazım Kartal, Behcet Nacar, Tamer Yiğit, Kuzey Vargın, Mete İnselel, Aydemir Akbaş, Melek Görgün, Zerrin Egeliler, Figen Han, Dilber Ay Tülin Elgin, Leyla Sayar, Nur Ay, Sevda Ferdağ, Arzu Okay, Meltem Işık, Mine Mutlu vs. Yazının devamı… »
Nov 13
Yeşilçam’ın Erotik furyası döneminde ağırlıklı unsurun güldürüye dayandırılması ve bugün dönemin hatırlanan erkek oyuncularının bu tarzla şöhretlerini edindikleri bir gerçektir. Nitekim zaman ilerledikçe güldürü ile sululuk arasında gidip gelen onlarca örneğin içerisinde türe farklı tarzlarla yaklaşmayı deneyen yapımlarda mevcuttur.
Çetin İnanc’ın 1976 yılında çektiği, başrollerinde Figen Han, Yalçın Gülhan ve Erol Taş üçlüsünün yeraldığı YALAN filmi erotik sosları avantür ve sadizmle süsleyen bir örnektir. Figen Han’ın furya gereği (ve tabii ki beyaz slip külotlu partneriyle ) bir yürütme organı olarak filmin erotik unsurunu ağırlıklı olarak üstlendiği yapımda sübyancılıktan kadın düşmanı psikopat katile devrin korku sinemasına hakim olan öğelerde yerini almaktadır.
Komiser Cemil’in (Yalçın Gülhan) yakalayarak hapiste 10 yıl yatmasına sebep olduğu kadın kasabı Halil (Erol Taş) içeride geçirdiği süre boyunca intikam planları yapmış ve Cemil’in karşısında ki daireye kardeşi ve seks düşkünü sevgilisini yerleştirmiştir. Bununla beraber Cemil’in zeka özürlü kız kardeşinin (Necla Soylu) peşinde de Halil’in diğer bir adamı bulunmaktadır.
http://sinematik.blogspot.com/2008/08/sado-erotizm-yalan-1976.html
Hapiste olduğu dönem bitmek üzereyken genç bir kız Halil’in teknikleriyle jiletle parçalanarak öldürülür. Katilin tarzını iyi tanıyan Cemil eski hesapların tekrar açılacağını anlamakta gecikmez. Halil’i yakalamasını sağlayan striptizci onu katile ulaştıracaktır ancak planı beklediği gibi gelişmez. Halil hapisteyken hazırladığı sistemli intikam planında yalnız değildir ve kardeşiyle birlikte çalışmaktadır. Hedeflerinden biriside Cemil’in kızkardeşidir. Yazının devamı… »
Oct 31
->
“Erkeğin elinin kiridir.” Türk Toplumunun tüm sosyal seviyelerinde kabul görmüş bu genel görüş yerli sinemaseverler arasında da benimsenmiş, “Seks furyası”nın 80 darbesi ile ani ve kesin bitişinden itibaren bu tür filmlerde rol alanlar için kader belirleyici omuştur.

“Seks Furyası” Kadın oyuncularının başlıca gelenleri: Arzu Okay, Mine Mutlu, Zerrin Egeliler, Figen Han, Zerrin Doğan, Necla Fide, Yeşim Yükselen, Dilber Ay, Zafir Seba, Melek Görgün gibi isimlerdi. Bu isimlerin sadece “seks furyası dönemi ile ilgili hatırlanıyor olmasının en büyük sebebi kötü oyuncular olmaları değil, bu tür filmlerin tükenişinin ardından toplum ve Yeşilçam tarafından işsiz bırakılmış olmalarıdır. Bu ahlakçı ama ahlaklı olmayan davranış örneği bizler açısından gerçekten utanılacak bir durumdur. Erotik soslu komedilerle başlayan, fakat artan talep ve seyirci değişimi karşısında giderek yozlaşarak “porno”ya kadar uzayan bir çizgide, sömürülen hep kadın oyuncular olmuştur. 80 sonrası cinsel imalı filmler için , Ahu Tuğba, Banu Alkan, Serpil Çakmaklı, Bahar Öztan, Hülya Avşar gibi yeni şöhretler üretilmiş, günah keçisi ilan edilen eski oyuncuların iş bulması hepten zorlaşmıştır. Bu kadın oyuncuların bir kısmının yaşamı toplumun “layığını buldu!” dediği şekilde son bulmuş; Feri Cansel sevgilisi tarafından katledilmiş, Mine mutlu kansere yakalanarak aramızdan ayrılmış, Şeher Seniz ise intihar etmişti. Düzgün bir hayat kurabilenler oldu ise de bunu sinema ile başaramadılar; Zerrin Egeliler evlenerek sinemadan tamamen elini eteğini çekmiş, Arzu Okay ise ticaret hayatına atılarak başarılı bir iş kadını haline gelmişti. Yazının devamı… »