Ah Nerede? Vah Nerede?

Araştırma, Erkek Oyuncular, Kadın Oyuncular, Polemik, Yeşilçamın Çıplakları 2 Yorum »

Bu yazıyı okumak çok tehlikeli… Çünkü bu yazı sizin içinizdeki samimiyeti, dürüstlüğü test etmek için yazılmıştır. Muhtemelen yazarının ateşe atılmasıyla sonuçlanacak kadar tehlikeli bir yola çıkmaktayız. Okuduktan sonra,  ya kendinizi, nasıl bir ülkede, kimlerin arasında yaşadığınızı sorgulayacak ya da buraları lanetleyerek bir daha yaklaşmamak üzere uzaklaşacaksınız.

Aslında uzun zamandır yazmak istediğim bir konu olmasına ve her seferinde vazgeçmeme rağmen son günlerde “kıymeti isminden menkul” bazılarıyla yaptığım tartışmalar yüzünden Pandora’nın kutusunu açmak durumundayım. Ama hala ısrarla uyarıyorum ki bu yazı da hayır yok, sadece şer var. Sizleri sahteliğin iyiliğinden koruyacak acı bir şeyler…

Hala buradasınız…  O zaman şimdi göreceklerinize iyice bakın! Yazının devamı… »

Kayıkçının Küreği

Polemik 1 Yorum »

Çok önemli Tiyatrocumuz, Eski sosyal mesaj kaygılı skeç yapımcısı yeni Absürd komedi yarışması jurisi Levent Kırca’nın Ali Poyrazoğlu ile  artçıları günümüze kadar uzanan  bir kavgası oldu. Açıkcası ikisine de yakışmayan ama Kırca tarafından popülarite uğruna sürekli altına ateş atılan bir kazandı bu, ve son döneminde iyice çirkefleşmeye, belden alta vurmaya başlamıştı. Ali Poyrazoğlu’nun pek çok sevimsiz yanı vardır. Cinsel tercihleriyle ilgili bir sürü uydurma ya da doğru dedikodu da da her yerde onu takip eder. Doğrudur, eğridir bizi ilgilendirmez ama asla bu şekilde rencide edilmeyi haketmeyecek kadar değerli bir Tiyatro ve sanat adamıdır. Şu an popüler manada tiyatro yapan ve tiyatroyu yaşatan pek çok genç oyuncuda da emeği vardır. Neymiş, Ali Poyrazoğlu zamanında porno filmlerde oynamışta oynadığı bir filmin afişini (kayıkcının Küreği) Bilboardlara asıp onu rezil edecekmiş, sırf bu iş için 6.000 YTL para harcamış vs. vs.

Zaten porno da oynayan biri ne kadar asil olabilirki!

Sevgili Levent Kırca yıllarca süren, sakız olup uzayan “Olacak O Kadar” zamanında ajitasyon yapmayı çok iyi öğrenmiş. Fakat ortaya attığı iddiaların aslı astarı yok! “Porno” diye nitelendirdiği aslında yabancı örnekleri yanında oldukca masum sayılacak sahneler içeren Türk Erotik komedilerinin hatırı sayılır bir izleyicisi ve emekcisi vardır ve hepsi başı dik gezmeyi hakedecek kadar düzgün insanlardır. Kırca’ya acilen Giovanni Scognamillo ve Metin Demirhan’a ait “Erotik Türk Sİneması” adlı kitabı alıp okumasını tavsiye ederim.  “Kayıkcının Küreği” filmi asla bir porno değildir. Bu 1976 yapimi cetin inanc filmi; Ali Poyrazoğlu, Ceyda Karahan ve Emel Aydan’ın rol aldigi şahane bir erotik komedidir. Kaldı ki o dönemde pek çok değerli Tiyatrocu ve sinemacı çoğunlukla ekonomik sebeplerle bu filmlerde rol aldılar. İyi ki de yaptılar çünkü sektörü ve ekmek yiyen binlerce insanı bu filmler ayakta tuttu. Ali Poyrazoğlu’na bu filmle hakaret ettiğinizde o kadar çok kişiyi de eziyorsunuz ki! : Rahmetli Hadi Çaman, Kazım Kartal, Behcet Nacar, Tamer Yiğit, Kuzey Vargın, Mete İnselel, Aydemir Akbaş, Melek Görgün, Zerrin Egeliler, Figen Han, Dilber Ay Tülin Elgin, Leyla Sayar, Nur Ay, Sevda Ferdağ, Arzu Okay, Meltem Işık, Mine Mutlu vs. Yazının devamı… »

Erkekler vs. Kadınlar

Araştırma, Erkek Oyuncular, Kadın Oyuncular 2 Yorum »

“Erkeğin elinin kiridir.” Türk Toplumunun tüm sosyal seviyelerinde kabul görmüş bu genel görüş yerli sinemaseverler arasında da benimsenmiş, “Seks furyası”nın 80 darbesi ile ani ve kesin bitişinden itibaren bu tür filmlerde rol alanlar için kader belirleyici omuştur.

“Seks Furyası” Kadın oyuncularının başlıca gelenleri: Arzu Okay, Mine Mutlu, Zerrin Egeliler, Figen Han,  Zerrin Doğan, Necla Fide, Yeşim Yükselen, Dilber Ay, Zafir Seba, Melek Görgün gibi isimlerdi. Bu isimlerin sadece “seks furyası dönemi ile ilgili hatırlanıyor olmasının en büyük sebebi kötü oyuncular olmaları değil,  bu tür filmlerin tükenişinin ardından toplum ve Yeşilçam tarafından  işsiz bırakılmış olmalarıdır. Bu ahlakçı  ama ahlaklı olmayan davranış örneği bizler açısından gerçekten utanılacak bir durumdur.  Erotik soslu komedilerle başlayan, fakat artan talep ve seyirci değişimi karşısında giderek yozlaşarak “porno”ya kadar uzayan bir çizgide, sömürülen hep kadın oyuncular olmuştur. 80 sonrası cinsel imalı filmler için , Ahu Tuğba, Banu Alkan, Serpil Çakmaklı, Bahar Öztan,  Hülya Avşar gibi yeni şöhretler üretilmiş, günah keçisi ilan edilen eski oyuncuların iş bulması hepten zorlaşmıştır. Bu kadın oyuncuların bir kısmının  yaşamı  toplumun “layığını buldu!” dediği şekilde son bulmuş; Feri Cansel sevgilisi tarafından katledilmiş, Mine mutlu kansere yakalanarak aramızdan ayrılmış, Şeher Seniz ise intihar etmişti. Düzgün bir hayat kurabilenler oldu ise de bunu sinema ile başaramadılar; Zerrin Egeliler evlenerek sinemadan tamamen elini eteğini çekmiş, Arzu Okay ise ticaret hayatına atılarak başarılı bir iş kadını haline gelmişti. Yazının devamı… »

Behçet Nacar’la Söyleşi

Erkek Oyuncular, Söyleşi 2 Yorum »

Seks Filmlerinin Unutulmaz Yıldızı Behçet Nacar Konuştu…
“Yattıklarımızla Kardeş Gibiydik”

1960′larda doğanlar ergenliklerini onun filmleriyle yaşadılar. Bir dönemin efsane ismi Behçet Nacar, erotik filmlerin kamera arkasını anlattı.

Beyoğlu’nun arka sokaklarında eski bir binanın giriş katı Işıksız küçük bir daire Duvarlarda, filmlere, dizilere kiralanmak üzere yığılmış asker, polis kostümleri, aksesuarlar, afiş dolapları, raflarda tozlu film bobinleri Salonun köşesinde eski bürokrat makamlarını anımsatan geniş bir masa Masanın üzerinde sayfaları sararmış, kenarları kıvrılmış, eski püskü bir kâr-zarar defteri Defterin başında, gözlüğünü burnunun üzerine devirmiş, sarı kağıtlara rakamlar karalayan 70′lik bir yorgun adam: Behçet Nacar Ya da bizim onu hatırladığımız adıyla ‘Parçala Behçet!’

Türk tipi erotizm

Başını kaldırdığında, ilk gençliğimizin hafızasına yerleşen simasının iyi bir makyajla ihtiyarlatıldığını düşündürüyor. Ama sadece sima değil eski perdelerden kalan adamın farklılığı: O vuran, kıran, ufalayan; dövdü mü yaman döven, sevdi mi parçalayarak seven adamdan eser yok. Torun tosuna karışmış, hesap defterleri arasına gömülmüş, biraz bezgin, ama müşfik bir dede görüntüsü insan onun bir dönem ‘Türk tipi erotizm’in en popüler kahramanı olduğuna ve bir kuşağın ergenliğine damgasını vurduğuna inanamıyor.

Porno salgını

‘70′lerin ikinci yarısıydı. Sokaklar içler acısıydı. Kadınlar sinemalardan çekilmiş, eski aile salonlarının koltuklarına ekşimtrak bir rutubet kokusu sinmişti. Daha önce benzeri görülmedik sahneler vardı ‘3 Film Birden’in perdelerinde İşin ilginci daha sonra da benzeri görülmeyecekti. Sadece o kuşağın gençlerine musallat olacak bir hastalıktı sanki Projektörün ışığının düştüğü yerdeki kadınlar, Arzu Okay’lar, Zerrin Doğan’lar, Figen Han’lar, Dilber Ay’lar, Zerrin Egeliler’ler, Feri Cansel’ler, Melek Görgün’ler, Mine Mutlu’lar, hiç olmadıkları kadar çıplak ve arzuluydular. Erkekler iki çeşitti: Aydemir Akbaş gibiler komikti. Soyundular mı kemikleri sayılırdı, ama nedense kadınlar onlara bayılırdı. Öttür Kuşu Ömer ya da Hababam Git Gel türünden adlar taşıyan filmlerde bütün zavallılıklarına rağmen, salonu dolduran benzerlerine cesaret veren bir sefil cazibeyle o kadından, bu kadına koşarlardı. Seyreden erkeklerde “Bunların peşinde bu kadar kadın varsa, ben alâsını ayıklarım” duygusu yaratırlardı. Mete İnselel de, Bülent Kayabaş da öyleydi mesela Güldürerek severlerdi. Sonraları bu role Ali Poyrazoğlu, Hadi Çaman, Sermet Serdengeçti gibi ‘komikler’ de soyunacaktı. Yazının devamı… »