Erken Dönemde “Erotik Sinema”

Araştırma Yorum yok »

1960lı yıllara kadar çekilen film sayısı ancak 100 rakamına ulaşabiliyordu. 1960 yılından sonra Yeşilçam’da çekilen film sayısı her geçen yıl daha da artmakta 200’lü 300’lü rakamlara kadar çıkış göstermişti. 1970’li yıllara gelindiğinde, televizyonun yoğunlaşmasıyla birlikte Türk sinemasında, salonlara seyirci bulamayan yapımcılar zor durumda kalmışlar çareyi “erorik/seks” filmleri çekerek seyirci toplama gayretine girmeye başlamışlardır. Bu zor dönemde ve sonrasında bu filmlerde rol alan bir çok kadın ve erkek oyunculara ve bu filmleri yöneten yönetmenlere pek iyi gözle bakılmadı. Daha sonraki yıllarda ise furyaya katılanlar o günleri unutmayı daha uygun gördüler.

Erotik filmlere yönelmekle Yeşilçam Sineması kendini kurtaramadı, belki ömrünü biraz uzattı, ama sonuçta en azından bir sınırı aştı. Biraz zorlanarak sonraki dönemlerde cinselliğe karşı sergilenen daha çağdaş ve uygar yaklaşımla, konuyu yorumlamasına, hiç olmazsa görüntülenmesine doğru silinmez adımlar attı. Yazının devamı… »

Seks Furyası

Afiş, Araştırma Yorum yok »

1970‘lerin başında Yeşilçam, Ajda, Semiramis Pekkan, Mine Soley ve Gönül Yazar gibi siyah beyaz dönemden kalan bir dizi vamp kadın oyuncu tarafından sadece hissetirilen gizli cinsellikten yavaş yavaş sıyrılıyordu. 1961 anayasasının verdiği ve artık iyiden iyiye hissedilen bireyselleşme ve sosyalleşme cesareti ile Türkiye, ne yazıkki 80′lerin başında kızgın bir şekilde bitirilecek olan en özgür 10 yılını yaşıyor, Sanatın her alanında güçlü örnekler veriliyordu. Yeşilçam’da boş durmayıp bir sürü nitelikli sosyal sorunları irdeleyen film üretirken bir yandan da özgürlük adı altında cinsellik temasını sömürüyordu. Bu biraz da Televizyon denen yeniliğe karşı verilen mücadeleden kaynaklanan bir ticari sinema refleksi olsa da zaman içinde kontrolden çıkması kesin görünüyordu ve öyle de oldu. Önceleri afişlerde ve lobi kartlarında başlayan ve orada kalan cüretkar pozlar ve sahneler yavaş yavaş filmlere giriyor, Bu yeni tür başlangıçta bazı iyi oyuncuları kullansa da zaman içinde Zerrin Egeliler, Zerrin Doğan vb. gibi kendi starlarını yaratıyor ve seks komedi gibi bir alt türün doğmasına yol açıyor, bu tür filmlerde oynaması asla düşünülemeyecek Pekcan Koşar, Gazanfer Özcan, Rüştü Asyalı gibi bazı güçlü karakter oyuncularını dahi; gerçi çoğunlukla buna bu oyuncuların ekonomik güçlükleri sebep olmuştur, kullanıyordu.

Konuyla ilgili olarak Metin Demirhan Erotik Türk Sineması adlı kitabında şöyle yazıyor:

1970lerde Türk sinemasında çok konuşulan bir “seks” furyası kopuyor ve Yeşilçam’ın kurallarını derinlemesine sarsıyor, kadına uygulanan klasik ayrım (saf genç kız, kötü kadın) tarihe karışmış gibi oluyor. Herkes, tiplemelerin kalın çizgileri içinde hareket etmeksizin, kendi cinselliğini yaşıyor. Hatlar kabaysa da espriler belden aşağıysa da ortada bir gerçek var: Batı sinemasının örneklerini izleyerek bir kısım Türk sineması (özellikle “B” sineması), kendi işine yaradığı için köklü tabuları yıkıyor ve seyircinin karşısına sevişmeye, yatağa girmeye, soyunmaya hayır demeyen, saf olmayan kızlar getiriyor. Bunlar ne iyidir, ne de kötüdür, bunlar doğallığını yaşayan kadınlardır. Bu noktaya kadar her şey mantıklı görünüyor, ancak bu tür bir doğru mantık tutunca (tutunmaması için hiçbir neden yoktur) durum elden kaçıyor. İş furyaya dönüşünce tüm olumsuzluğunu, sömürücülüğünü, aşırılığını ortaya koyuyor. Yeşilçam’da kopan “seks” furyası, bazı açılardan, Türk sinemasının temelleri pek derin olmayan yapısını sarsıyor ve başka nedenlerle birleşerek bir çöküşe doğru itiyor. Yeşilçam’ın küllerinden 80′li ve 901ı yıllarda bir “başka” sinema anlayışı doğuyor, daha çağdaş ve sorunsal gibi görünen ve eskinin kurallarını, genelde, hiçe sayan. Bu sinemayı yapanlar hep yeniler değil, aralarında “eski” diyebileceğimiz kişiler, yönetmenler de var.

Aşağıdaki görsel materyaller 70′lerin başından türün gerçek anlamda patladığı 1975 yılına kadar olan ve afişe yedirilmiş cinsellik teması ile pazarlanan belli başlı filmlere aittir ve bu filmlerin çoğunun içeriğinde sadece ima edilen ölçülü bir cinsellik vardır. afişlerdeki çıplaklık ise başrol oyuncularının bilgisi dışında genellikle dolgu fotoğraflar yada filmlerde oynayan bazı oyuncuların haftasonu dergilerine verdiği cüretkar pozların filmle ilgisi olmadığı halde afişe eklenmesiyle elde edilmiştir.

ilerleyen günlerde, 1980′lere kadar devam eden ve hard seks filmleri ile merdivenaltı sinemacılığa yönelerek kendini bitiren Türk erotik sinemasının hiçbir yerde görülmemiş film afişlerini Yıllara bölerek yayınlayacağız. Türle ilgili olarak En azından afiş bazında en güçlü kaynağı sağlayacağımızı düşünüyoruz.

Ayrıca konuyla ilgili olarak Sinematik’de yayınlanan Zerrin Egeliler yazısını da okumanızı şiddetle tavsiye ederiz. Yazının devamı… »

Erotik Komediler

Afiş, Araştırma Yorum yok »

1975 yılı daha önce 5 yıllık macerasını afiş boyutunda aktarmaya çalıştığımız Erotik Türk sinemasının erotik-komedi maskı altında Salonları işgalinin başladığı yıldı. Günümüzde 10-15 yerli filmi bir yıl içinde sinemalarda gördüğümüz vakit “Bu sene amma da Türk filmi çevrilmiş” diye seviniyoruz belki ama 1975 yılında Yeşilçam tam 226 adet filmi izleyici ile buluşturmuştu.

Sinemanın yeni ve güçlü rakibi televizyon seyirciyi artan bir hızda çalsa da, Yapımcılar izleyicinin sevdiği TV dizilerinin yerli versiyonlarını sinema filmi olarak çekerek bir sempati yaratmaya kalkışmış; Tatlı Cadı, Kaygısızlar, Pembe Panter, Temel Reis ve Kaynanalar gibi işlere imza atmıştı. Fakat “Seks satar” fikri başka bir seyirci profilini salonlara çekmek ve ne olursa olsun bilet satmak adına 1975 yılında tam 75 adet erotik (Bunların çoğu hafif meşrep güldürülerdir.) film çevrilmesine yol açmıştı. Bu durum TV yüzünden iyice azalan aile seyircilerinin tamamen yitirilmesine, Erotik filmlerin sonraki 5 yılda iyice çoğalarak Yeşilçam’a hakim tür olarak hükmetmesine sebep olacak Büyük şehirlerde yada Anadolu da sadace erotik film oynatan izbe “2 film birden” sinemalarının türemesine yol açacaktı. Fakat 1975 Erotik komedilerin hala komedi olabildiği bir kaç yıl sonra çekilecek hard seks filmlerinin henüz kümse tarafından hayal bile edilmediği Tür açısından oldukca masum zamanlardı. Filmler genel olarak 70′lerde memlekette epeyce örneği gösterilmiş olan İtalyan ero-komedilerine özenmekte ve Erkek komikler olan Aytekin Akkaya, Hadi Çaman, Bülent Kayabaş, Sermet Serdengeçti, Mete İnselel, Ali Poyrazoğlu gibi isimlerin O yıl için bu türün popüler isimleri olan Arzu Okay, Mine Mutlu, Melek Görgün, Seher Şeniz, Figen Han gibi isimlerle eşleşmesiyle oluşturulan sabun köpüğü komediler olmakta ve bir kaç hafif seks sahnesi içermekteydi. Oyuncuların beceriksizliği ve prodüksüyonların ucuzluğu gözden kaçmasa da salonları ayakta tutmak adına erotik komediler oldukca işe yarayan yapımlardı.

Bu yeni ve zorba türün belki de en ilginç tarafı kaba saba film isimleriydi. komik ve cinsel ima yüklü bu isimlerin o seneye ait olanları: Ah Mualla Oh Ne Ala (Naki Yurter), Ah Ne Adem Dilli Badem (Çetin İnanç), Anahtarı Bendedir (Yücel Uçanoğlu), Bana Beş Avrat Yetmez (Çetin İnanç), Ben Armudu Dişlerim (Semih Evin), Beş Atış Yirmibeş (Nazmi Özer), Çalkala Yavrum Çalkala (Ülkü Erakalın), Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak (Nazmi Özer), Çukulata Tarlası (Günay Kosova), Dünden Bugüne Seks (Oğuz Gözen), Hababam Git Hababam Gel (Aram Gülyüz), Hasan Almaz Basan Alır (Aram Güiyüz) vb. idi

Bu 75 filmin tamamının afişlerini sizler için derledik ve ilginize sunuyoruz. Yine hiçbir yerde bulamayacağınız arşiv değeri olan bir çalışma olduğunu hatırlatıyor ve bunu tamamen akademik bir yaklaşımla yapmış olduğumuzu da ayrıca belirtiyoruz. :) afişleri görmek için lutfen yazının devamı kısmına tıklayın malum 75 afiş birden ana sayfayı işgal edip bizi mahcup etmesin istedik. Yazının devamı… »

Arzu Okay

Afiş, Kadın Oyuncular, Yeşilçamın Çıplakları Yorum yok »

http://www.milliyet.com.tr/1998/04/05/resim/kapak3.jpgYeşilçam’a özgü “erotik anlayış, sunuş ve canlandırma” eylemleri içinde başlayan, olay yaratan ve 12 Eylülle sona erdirilen, ama sonradan “sanatsal ve aydın” yaklaşımlarıyla neredeyse kuramlaştırılan “seks” furyasının önde gelen yıldızı hiç kuşku yok ki Arzu Okay oluyor. Arzu Okay sinemaya 1970′te giriyor, birçok genç kız rollerinden sonra erotik sinemaya katılıyor, gençliği, güzelliği ve doğallığıyla sivriliyor. 1980′e kadar, değişik türden ve değişik rollerde, yaklaşık olarak 100 kadar filmde genelde bir başrol oyuncusu olarak bazen soyunuk bazen giyinik oynuyor.

Sinemaya genç kız rolleriyle giren Arzu Okay, erotik filmlere kaydığında ya da erotik filmlere de evet dediğinde, diğer soyunan meslektaşları gibi Vamp, kötü kadın ya da “seks” kadın rollerine kaymıyor. Var olan kuralları, bilinçli veya bilinçsiz kırarak genç kızlıktan genç kadınlığa geçiyor ve aşkın salt duygusal bir olay olmadığını oynadığı roller ve canlandırdığı tiplerle kanıtlıyor. Cinselliğin doğallığını ve gereksinimini getiriyor, yataklara girip çıktığı, bolca seviştiği için kötü olmuyor; yalnızca ve yalnızca cinselliğini yaşayan herhangi bir kadın oluyor. Bunu çokça filmde yaptığı için soyunan ve sevişen diğer meslektaşlarıyla aynı kefeye koyuluyor, ama kişiliği değişik, sunuştan da ayrı bir hava taşımaktadır.

Başından beri her türün oyuncusu oluyor Arzu Okay… Ayhan Işık ile (ölünceye Kadar, Safa Ünal, 1970; Her şeyim Sensin, Nuri Ergün, 1971), İzzet Günay ile (Ali Cengiz Oyunu, Halit Refiğ, 1971), Sadri Alışık ile (Ayıpettin Şemsettin, Aram Gülyüz, 1971; Sevgili Hocam, Hulki Saner, 1972), Murat Soy¬dan ile (Büyük Acı, Mehmet Bozkuş, 1971), Fikret Hakan ile (Genç Kızlar Pansiyonu, ilhan Engin, 1971), Tamer Yiğit ile (Kazanova Niyazi, Yavuz Figenli, 1971), Lütfi Akad’ın yönetiminde Zeki Müren ile (Rüya Gibi, 1971), Kartal Tibet ile (Bir Pınar ki, Nuri Ergün, 1972), Cüneyt Arkın ile (Günahsızlar, Atıf Yılmaz, 1972) oynuyor.

Tür ayırımı yapmıyor, her gelen teklifi kabul ediyor. Zaten mesleğini sürdürebilmek için kabul etmek zorundadır, ilerdeki yıllarda tümden soyunmayı kabul edeceği gibi. Bazen masal filmlerinde oynuyor. Yazının devamı… »